MEVZUAT

Mevzuat

25.02.2009: Elektrik İşleri Etüt İdaresi(EİE) Genel Müdürlüğü tarafından Enerji Kaynaklarinin Ve Enerjinin Kullaniminda Verimliliğin Artirilmasina Dair Yönetmeliğin 7. Maddesine Göre Yetki Belgesi Ve Sertifika Bedelleri Ve Sertifika Bedellerinin Yetkilendirilmiş Kurumlara Ödenecek Bölümü Hakkinda Tebliğ(2009/3)25.02.2009 tarih ve 27152 sayılı resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre;
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve 25/10/2008 tarihli ve 27035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik” kapsamında 2009 yılında yürütülecek yetkilendirme, eğitim ve sertifikalandırma çalışmaları ile ilgili bedeller ve ücretler, Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunun 22/12/2008 tarihli ve 2008/0003 sayılı kararı ile aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
2009 Yılında Uygulanacak Bedeller ve Ücretler

Yetki Belgesi Bedeli (Üniversiteler ve meslek odaları) 5.000,00 TL
Yetki Belgesi Bedeli (Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri) 5.000,00 TL
Enerji Yöneticisi Eğitimi Taban Ücretleri 800,00 TL
Enerji Yöneticisi Eğitimi Tavan Ücretleri 3.000,00 TL
Eğitim-Etüt-Proje Eğitimi Taban Ücretleri 800,00 TL
Eğitim-Etüt-Proje Eğitimi Tavan Ücretleri 3.000,00 TL
Enerji Yöneticisi Sertifikası Bedeli 3.000,00 TL
Enerji yöneticisi sertifikası için Şirketlerin yetki belgesi aldıkları kurum veya kuruluşa ödeyecekleri bedel 5,00 TL
Kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilmek üzere Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen enerji yöneticisi kurslarına kurumlarınca gönderilenler için ilgili kurum ve kuruluşlardan herhangi bir ücret alınmayacaktır. Bu uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından belirlenerek internet sayfası üzerinden yayımlanacaktır. Tebliğ olunur.
17.02.2009: Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Yönelik ‘5836 sayılı KYOTO PROTOKOLÜNE KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN’ Cumhurbaşkanı’nın onayının ardından, 17.02.2009 tarih ve 27144 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bundan sonraki aşamada, Dışişleri Bakanlığı’nın katılım belgesini New York’taki BM Genel Sekreterliğine ilettiği günü izleyen 90. günün ardından, Türkiye’nin KP’ye katılımı uluslararası alanda da resmen yürürlüğe girecektir.
Türkiye’nin, iklim değişikliği ile mücadele konusunda uluslararası toplumla birlikte hareket ederek, 1992 tarihli BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine (BMİDÇS), 2001 yılında Marakeş’te yapılan BMİDÇS’nin 7. Taraflar Konferansında özgün şartlarının tanınmasını müteakip, 2004 yılında taraf olduğu anımsatılan gerekçede, şu hususlara yer veriliyor:
&quot

;Sözleşmenin 1995 yılında Berlin’de gerçekleştirilen 1. Taraflar Konferansında, 2000 yılından sonraki dönemler için belirli zaman dilimleri içinde, ‘Sayısal sera gazı azaltım veya sınırlandırma’ konusunda politika ve tedbirleri detaylandırmaya odaklı başlatılan süreç, 1997 yılında Japonya’nın Kyoto kentinde yapılan 3. Taraflar Konferansında ortak eylemlerin genel çerçevesini çizen Kyoto Protokolünün benimsenmesiyle sonuçlanmıştır.”
Sözleşmeye taraf olan ülkelerin, 1997 tarihli Kyoto Protokolüne taraf olmaya çağrıldığı kaydedilen gerekçede, Protokolün 16 Mart 1998 tarihinde New York’ta imzaya açıldığı ve bir yıl süreyle imzaya açık kaldığı hatırlatılıyor.
Protokole 177 ülke ve AB’nin taraf olduğu ifade edilen gerekçede, Protokolün ilk yükümlülük döneminin 2012 yılında sona ereceği belirtiliyor. Türkiye’nin Kyoto Protokolüne taraf olmayan çok az sayıdaki ülkeden biri olduğuna dikkat çekilen gerekçede, iklim değişikliği ile mücadele alanındaki çalışmaları çerçevesinde Türkiye’nin, 2004 yılında Sözleşmeye taraf olduktan sonra 1997 tarihli Kyoto Protokolüne de taraf olmaya davet edildiği hatırlatılıyor.
Gerekçede, Türkiye’nin Protokole taraf olmasının sağlayacağı yararlar da şöyle sıralanıyor: “Ülkemizin, kurucu üyelerinden olduğu BM’nin saygın bir ülkesi olarak, Protokol’e taraf olması, uluslararası gündemin en öncelikli ve acil sorunlarından biri haline gelen iklim değişikliği ile mücadele konusundaki kararlılığını ve uluslararası toplumun güvenilir bir ülkesi olduğunu göstermesi bakımından önem arz etmektedir.
Protokole taraf bir Türkiye’nin, hemen hepsi Protokole taraf olan Sözleşmeye taraf ülkeler nezdinde itibarı ve 2012 sonrasına ilişkin müzakerelerde ağırlığı artacak, iklim değişikliği ile mücadele konusunda 2012 sonrasının şekillenmesinde ülkemiz kendi özgün koşullarını daha iyi müzakere edebilecektir.
Kyoto Protokolü kapsamındaki uluslararası rejime katılacağımız için, özel sektörde sera gazı salım azaltımı için yapılabilecek projeler daha kolay teşvik edilebilecek ve özellikle uzun vadede başta enerji güvenliği olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlanabilecektir.
Kyoto Protokolü, AB çevre müktesebatının bir parçasıdır. AB, Protokolün yerini alacak olan yeni anlaşmayı da müktesebatına dahil edecektir. Dolayısıyla, 2012 sonrasını önemseyen AB, ülkemizin Protokole taraf olarak, geleceğe yönelik hazırlıklarını bir an önce başlatmasını istemektedir. Ülkemizin Kyoto Protokolüne taraf olması halinde, AB ile iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konularında ve AB müktesebatına uyum bağlamında işbirliği olanaklarını geliştirmesi de mümkün olacaktır.”

11.02.2009: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na Rüzgar Enerjisine Dayalı Lisans Başvurusunda Bulunan Tüzel Kişilere yönelik aşağıdaki DUYURU yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir